SD - 2016 Atriyal Fibrilasyonun Ablasyonla Tedavisi Ritm düzenleyici ilaçlara rağmen sık atağı olan, ritm düzenleyici ilaç kullanmak istemeyen veya yan etkileri nedeniyle ilaç kullanamayan hastalarda, atriyal fibrilasyonun tekrarlamasını önlemek amacıyla ablasyon tedavisi uygulanır. Atriyal fibrilasyonda ablasyon tedavisinin ikinci yeri, yukarıda bahsedildiği gibi kalp hızının ilaca rağmen kontrol altına alınamamasıdır ki, bu durumda tamamlayıcı kalp pili tedavisi gerekir. Atriyal fibrilasyonda ritm bozukluğunun kökeni genellikle akciğerlerden gelen toplardamarlar olduğu için, ritm düzenleme amaçlı ablasyonda temel prensip, bu akciğer toplardamarı ile sol kulakçık arasındaki elektriksel bağlantısının kesilmesine dayanır. Bu şu an itibariyle iki şekilde sağlanmaktadır. Birinci yöntemde, genellikle sol kulakçığın sanal bir 3 boyutlu görüntüsü çıkarılır. Bu görüntü altında 4 adet akiğer toplar damarının sol kulakçığa bağlantı yerlerine çevresel olarak radyofrekans jeneratöründen kateter vasıtasıyla ısı tahribatı oluşturan akımlar verilir (Radyofrekans kateter ablasyonu). Bu ısı tahribatı sonrası akciğer toplar damarı ile sol kulakçık arasında elektriksel bağlantının tamamıyla kesilmesi hedeflenir. İkinci yöntemde ise ısıtma yerine dondurma işlemi uygulanır (Cryo-ablasyon). Bu işlem esnasında sol kulakçıkla birleşen 4 adet akciğer toplar damarının içine tek tek özel bir balonla girilerek sol kulakçıkla bağlanma yerine balon yardımıyla soğutma yapılır. Bu esnada donma nedenli doku hasarı oluşturularak elektriksel bağlantı kesilmeye çalışılır.İki yöntemin de kendine has sınırlılıkları vardır. Hangi yöntemin seçileceği klinik tercihi, hastaya ait özellikler, hekimin deneyimi ve merkezin olanakları ile ilişkilidir. Atriyal fibrilasyonun ablasyonla tedavisinde başarı oranı kabaca % 65-70 civardındadır. İşlemin optimal olduğu hastalarda bile takipte bir süre ritm düzenleyici ve pıhtı önleyici ilaç gerekebilmektedir.  En önemli noktalardan biri, bu işlemler kalbin sol kulakçığında yapılır. Sol kulakçığa damar yoluyla direkt ulaşma imkanı yoktur. Bu ancak sağ kasıkta toplar damar yolula kalbin sağ kulakçığına, oradan da bir iğne yoluyla aradaki membrandan delik açmak suretiyle mümkündür. Hem bu giriş esnasında hem de uygulamalar esnasında %4’lere çıkan ciddi komplikasyon riskleri mevcuttur.