SD - 2016 Atriyal Fibrilasyonda İlaç Tedavisi Atriyal fibrilasyonun tedavisi oldukça değişkenlik göstermektedir. Tedavi temelde üç ana amaca yöneliktir. Birinci amaç, atak şeklinde yani paroksismal atriyal fibrilasyon olan hastalarda ana yakınma olan çarpıntı şikayetlerinin oluşmasını engellemek veya normal ritme döndürmektir. Bu amaçla yapılan tedaviler ritm düzenleyici ilaçlar, şok uygulamasi (kardiyoversiyon) ve ablasyondur. Ritm düzenleyici yaklaşımlar, ataklar nedeniyle sık şikayeti olan, ritm bozukluğunun tekrarlama olasılığı çok fazla olmayan (kalp kulakçıkları çok geniş veya ciddi kapak sorunu olanlarda nüks sıktır) ve özellikle ritm düzenleyici ilaç veya yaklaşımlarla ilgili ilave sorunu olmayan kişilerde tercih edilir. Atriyal fibrilasyonun sürekli veya kalıcı olduğu (kronik), ritm düzenleyici yaklaşımların başarılı olmadığı veya ritm bozukluğu nedeniyle çok fazla şikayet olmadığı durumlarda ritmi düzeltmeyip sadece kalp hızını yavaşlatan yaklaşımlar tercih edilir. Bu amaçla kalp kulakçıkları ile karıncıkları arasındaki elektriksel bağlantıyı sağlayan düğüm üzerine etkili ilaçlarla hız makul düzeylerde tutulmaya çalışılır. İlaçların başarısız olması halinde ise bu düğüm ablasyon yöntemiyle tahrip edilerek gereğinde kalp pili tedavisi uygulanır. Atriyal fibrilasyonun tedavisinde üçüncü ve belki de en önemli amaç, pıhtı atmasına bağlı felcin önlenmesidir. Bu amaçla sıklıkla pıhtı önleyici ilaçlar kullanılır. Alternatif metod ise, kalp kulakçığında pıhtının sıklıkla yerleştiği bölgenin tıkayıcı cihazlarla kapatılmasıdır (perkütan appendiks kapama). Pıhtı önleyici ilaçların ana etki mekanizması kan akışkanlık düzeyini artırmaktır. Sonuçta bu grup ilaçları kullanan hastalarda aynı zamanda kanamaya eğilim doğar. Hatta pıhtı önleyici ilaç kullanan kişlerde pıhtı atmaya bağlı felç önlenmeye çalışılırken kanamaya bağlı felç oluşabilir. İlaçlara ait bu önemli yan etkiler, Coumadin gibi bazı ilaçların kullanım zorluğu ve atriyal fibrilasyonla ilişkili felç riskinin her hastada aynı olmaması sebebiyle sadece yüksek riskli hastalarda Coumadin veya benzeri pıhtı önleyici ilaç kullanılmaktadır. Felç açısından riski düşük kişilerde sadece Aspirin tercih edilmektedir. Daha önce inme veya felç olayı geçiren, yaşı 65’in üzerinde, hipertansiyon, damar hastalığı, diyabet ve kalp yetersizliği olan hastalarda inme riski fazladır. Bu risk faktörlerinin sayısı ne kadar fazla ise, felç olasılığını azaltmada pıhtı önleyici ilaçların optimal kullanımı o kadar fayda sağla